KAYIŞOĞLU:”ÖĞRENCİ VELİLERİNİN İSTEKLERİ GÖZARDI EDİLİYOR”

CHP BURSA MİLLETVEKİLİ NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU: İÇİM SIZLAYARAK BİR KEZ DAHA UYARIYORUM. ÖĞRENCİ VE VELİLERİN İSTEKLERİ GÖZARDI EDİLEREK, OKULLARIN İMAM HATİPLERE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ DAHA BÜYÜK SORUNLARA YOL AÇACAK


  “DİNDAR VE KİNDAR NESİL YETİŞTİRMEK” KONUSUNDA KARARLI TEK BİR KİŞİNİN İRADESİNİN ÖNÜNE KİMSE GEÇEMİYOR. NE ÇOCUKLARIN GÖZYAŞLARI NE BİNLERCE İMZA, NE ÖĞRETMENLERİN ÖĞRENCİLERİN ÇIRPINIŞI, NE MİLLETİN İRADESİ.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, 19 Eylül’de başlayacak eğitim ve öğretim dönemi öncesi velilerin istek ve önerilerinin görmemezlikten gelinmesine tepki gösterdi. Altaca Kayışoğlu, geçmiş yıllarda olduğu gibi ilk ve ortaokulların yeni eğitim ve öğretim dönemi başlamadan, ihtiyaç olup olmadığına bakılmaksızın imam hatibe dönüştürülmesinin Türkiye acısından sağlıksız bir durum oluşturduğuna dikkat çekti.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye’de oluşan toplumsal uzlaşı havasının AKP’nin Milli Eğitim’de izlediği politikalara hiçbir şekilde yansımadığını belirten CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Karacabey, Orhangazi ve Akpınar’da öğrenci ve veliler istemediği halde birçok okulun imam hatibe dönüştürülmesini örnek gösterdi.

Son yıllarda sistematik bir şekilde bütün okulların imam hatibe dönüştürüldüğünün altını çizen Altaca Kayışoğlu, yaşanan süreci şu sözlerle özetledi:

” Neoosmanlıcılık hayaliyle medrese sistemine geri dönülüyor. Bu süreçte bizlere bir çok şikayet geldi. Bazı okullarda veliler, eylemlerinde fiili destekler istediler. Hepsine destek verdik. Meclis’te dile getirdik. Eylem yaptılar yanlarında olduk. Önergeler verdik. Veliler imzalar topladı. Müfettişler geldi gitti ama hiç bir okulda hiç bir geri adım atılmadı.

Örneğin Karacabey Şehit Bahadır Tayfur ilkokulunda karne günü küçük yavruların öğretmenlerine ve okullarına nasıl sahip çıktıklarına şahitlik edip sosyal medyada paylaşmıştım. Çocukların nasıl ağladıklarını görmüştüm. Oradaki her görüşten velinin çocuklarının daha iyi eğitim alması için birlik beraberlik ruhunu görmüştüm. O gün dertlerini anlatsınlar diye köşe bucak milli eğitim müdürünü aramalarına ve de polis barikatlarını aşmalarına katkı sunmuştum. Hatta yaz tatilinde imam hatip tabelası asılmasın diye yaz boyu nöbet tutmayı göze almışlardı. Bekleyin çözeceğiz deyip müfettiş gönderen yetkililer okulla ilgili taleplerle ilgili tek bir soru sormadan eylemlerle ilgili bilgi almaya çalışmış ve sonra da bir gece imam hatip tabelasını asmışlar. Bir kez daha yeni bakana mecliste durumu aktardım. Çocukların görüntülerini gösterdim. İlgileneceğim bilgi vereceğim dedi. Bir bürokratı döndü fakat aynı gün aktardığım Birey okulları öğretmenleri ile ilgili dönüş yaptı. Bürokrata bir kez daha bakan beye başka bir konudan da bahsetmiştim diye durumu aktardım, ilgileneceğim dedi dönmedi.Nurhyat A.Kayışoğlu

Sağ olsunlar, Bakan Bey de bürokratları da her aradığımda döndüler bazı sorunlarla ilgilendiler, bilgiler verdiler ama FETÖ kapsamında mağdur olan kişiler ve kurumlarla ilgili. Okul dönüşümlerinde ise tek bir olumlu sonuç alamadık. Yine Orhangazi Çok Programlı Lisesi’nin taşınması ve dönüştürülmesi ile ilgili öğrenci ve öğretmenlerimizin çırpınışlarına içim acıdı. Bir kaç kez ilettim. Bana gelen öğrenci kızımızın beni etkileyen mesajını Bakan Bey’e ilettim. ‘Beni de bir kızınız gibi görün’ diyordu.

Son olarak Kocatepe’den dönüş yolunda bir öğretmen ve öğrencilerle görüştüm “taşınıyor sıralarımız ne olur birşey yapın” dediklerinde bir kez daha Bakan Beyi aradım. Biraz sonra bana dönen Sayın Bakan’a mesajını attığım öğrencinin ve öğretmenlerin aradığını, okulun şu an taşındığını çok üzgün olduklarını, daha önce binlerce imza topladıklarını, bu çabaların dikkate alınması gerektiğini aktardım. Bakan Bey’in yorumu şu oldu; “Çocuklar bilmez de veliler yönlendiriyor” oldu.

Karşı çıkan velilerin çoğu sizin seçmeniniz isterseniz araştırın dedim. “İlgileneceğim” dedi fakat hiç bir olumlu dönüş yok. Derken; bir gün sonra Akpınar Şehit Bahadır Aydın Okulu’nun dönüşüm yazısını attılar bana. Sabrım taştı artık. Anladım ki ‘Dindar ve kindar nesil yetiştirmek’  konusunda kararlı tek bir kişinin iradesinin önüne hiç kimse geçemiyor. Ne çocukların gözyaşları, ne binlerce imza, ne öğretmenlerin öğrencilerin çırpınışları, ne milletin iradesi… Anladım ki ne müdürlerin, ne bürokratın, ne bakanın hiç bir yetkisi yok. Meclis’te bir iki konuşmamda söylemiştim, medrese eğitimi alan çocuklar dindar falan olmuyorlar. Osmanlı bunu yaşamış. Aç susuz işsiz kalan gençler her türlü suçu işliyorlar. Ahlaklı olmuyorlar. Yol kesen, oğlan kaçıran, isyan çıkaranlar medrese öğrencileri yani suhteler. Birileri kendisine sorgusuz sualsiz itaat edecek nesiller yetiştirmek isteyebilir. Ama bir kez daha uyarıyorum. Bilimsel eğitim olmadıkça, bilimde ilerleme, ekonomide büyüme, gelirde adil bölüşme olmadıkça başınıza bela yaratmaktan başka işe yaramaz bu dönüşümleriniz. İçim sızlayarak bir kez daha uyarıyorum.”

Lütfen Paylaşın ve Beğenin
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
E-bulten