______”Kadınlarımızın gücüyle başaracağız”____

Demokrat Parti Karacabey Kadın Kolları Başkanı Fatma Çatak Doğruer, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir basın açıklaması yayınladı.

Kadınlarımızın gücüyle başaracağız diyen Doğruer, Ergün Koç ile Karacabeyli kadınların kazanacağını söyledi.
Türkiye’de kadınların dört temel sorunu olduğuna dikkat çeken Doğruer, “Bunlar; eğitim, istihdam, şiddet yönetime katılım sorunlarıdır. Bu sorunların her biri bir sonrakini tetikler. Türkiye’de her çalışan 10 kişiden 7’si erkek iken, sadece 3’ü kadındır. Türkiye’de okuma yazma kadınlarda erkeklere göre 5 kat daha düşüktür. Dolayısıyla kadınlar eğitim görmeli, genç kızlar okula gitmeli, kadınlar çalışmalı, kadınlar şiddet görmemeli ve kadınlar siyasete katılmalıdır. Bunu tüm kadınlar el ele başaracağız ve elbette erkeklerin desteği ile başaracağız.

Kadına seçme ve seçilme hakkını veren Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü şükran ve minnetle anıyoruz. Kadını gördüğü şiddetle uğradığı haksızlıkla çileli koşullarıyla değil toplum içerisindeki başarısıyla, fedakar duruşuyla yeni nesillerin yetişmesinde olmazsa olmazlığı ile anılacağı bir Türkiye için çalışıyoruz. Kadına şiddete hayır diyoruz.

Seçimlere az bir süre kaldı. Karacabey Belediyesi’ni kazanmak zorundayız. Farkında mısınız, birçoğumuzun çocuğu işsiz! Çocuklarımıza iş imkanları yaratmak ve Karacabey’in yönetiminde söz sahibi olmak için Belediye’yi kazanmak zorundayız. Belediye’yi kazanmanın yolu da kadınlarımızın çalışmasından ve dayanışmasından geçiyor. Kırgınlıkları bir kenara bırakmalıyız. Kadınsız devrim olmaz. Karacabey’de devrimi kadınlar yapacak. Ergün Koç ile kadınlar kazanacak. Tüm Karacabeyli kadınlarımızı Ergün Koç’un etrafında toplanmaya davet ediyoruz.

8 Mart tüm dünyada kadınların eşitlik, özgürlük ve daha huzurlu bir yaşama isteklerini dile getirdikleri bir gündür. Her yıl 8 Mart tarihinde dünya genelinde kutlanan emekçi kadınlar gününe, şiddet ve istismar mağduru kadınların gölgesi düşüyor. Geçen yıl ülkemizde 328 kadınımızı cinayete kurban verdik. Her dört saatte bir kadın tecavüze uğruyor, kadını gördüğü şiddetle, uğradığı haksızlıklarla değil, toplum içerisindeki başarısıyla, fedakar duruşuyla anılmasını istiyoruz. Bir ülkenin ekonomik açıdan refahı ve kalkınmışlığı, kadının iş gücü piyasasındaki yerini almasıyla mümkündür. Kadınların haklarını engellemek demek o toplumu bitirmek demektir. Kadınsız bir toplum, çorak bir toprağa benzer.

5 Aralık 1934’de bir çok Avrupa ülkesinden önce biz kadınlar seçme ve seçilme hakkımızı kazanmışız. Bu kadınlar için bir devrimdir. Aradan geçen bunca yılda biz kadınların kazanımlarını daha ileriye taşıması gerekirken, eğitimde, istihdamda, karar alma ve yönetme mekanizmalarında önümüze konulan engeller kadının siyasal ve sosyal yaşama katılma konusunda erkeklere oranla çok daha fazla mücadele vermek zorunda kalmasına neden olmaktadır. Kadınların bu konuda verdikleri mücadele çok değerlidir. Bizim, tüm çabamız kadınların insan hakları temelinde siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesi, toplumun bu gelişimi benimsemesi ve içselleştirmesi, bu değişim ve gelişiminde de kadının, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarıyla taçlandırılması içindir. Gelinen bu noktada Anayasa ve yasalarda var olan haklarımızı hayata geçirmek için daha iyi örgütlenmemiz, dayanışmamızı güçlendirmemiz, emeğimizi birleştirmemiz gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Kadınları engelleyen ayrımcı unsurların kaldırılması, kadın ortak mücadelesi ile olacaktır. Biz inanıyoruz ki, kadınlar birlik olursa dünya yerinden oynar. Birlik olacağımızı ümit ederek tüm emekçi kadınlara özgür, eşit bir dünya diliyorum.”

Lütfen Paylaşın ve Beğenin