“Bursa’da büyük depremin eli kulağında!”

“KÜÇÜK KIYAMET DENİLEN 1855 DEPREMİNİN TEKRARI BÜYÜK YIKIM OLUR”

Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er, Bursada Bugün’e son dönemde Marmara’da ve Bursa Gemlik’te meydana gelen depremleri değerlendirdi. Er, “1855’te Bursa’da olan ve küçük kıyamet olarak adlandırılan büyük depremin tekrarı oldu olacak. Periyot olarak zamanı geldi. O zaman Tophane civarında yapılaşma vardı, ovada yoktu ama binlerce insan öldü. Küçük kıyamet denen bu depremin tekrarı Bursa için çok büyük bir yıkım olur” dedi.

Türkiye’de ve Marmara’da son dönemde üst üste depremler meydana geliyor.  Bursa Gemlik’te de son olarak 3.8 şiddetindeki sarsıntı korkuya sebep oldu.

 Peki, bu depremler ne anlama geliyor? Üst üste gelen sarsıntılar 1855’te meydana gelen ve küçük kıyamet olarak adlandırılan Bursa depreminin habercisi mi?

 Bu soruların yanıtını, Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er, Bursada Bugün‘e verdi.

 Er, Bursada Bugün‘e yaptığı açıklamada, “Bursa‘nın depremselliğine baktığımız zaman, bölgemizin depremselliğine baktığımız zaman sadece 1855 ile sınırlamamak lazım. 1900 yılından itibaren Türkiye’de depremsellik kayıt altına alınmakta yani hangi büyüklükte deprem olduğu hangi şiddette deprem olduğu insanların ne kadar kaybolduğu, öldüğü diye baktığımız zaman daha milattan önceden bu zamana kadar gelen ve jeoloji biliminde hangi büyüklükte deprem olduğu nerelerde olduğu bunların periyodları nedir diyerek bilinebilen bir çalışma var. Bu çalışmalara baktığımız zaman Bursa gerçekten depremsellik açısından önemli bir noktada Genele aldığımız zaman Marmara Türkiye’nin önemli bir deprem kuşağı içerisinde biraz daha büyüttüğümüz zaman Türkiye’de dünyanın önemli deprem kuşakları içerisinde. Evet levha kenarı değil ama levha içi depremler açısından Türkiye’de 7 ve 7’nin üzerindeki büyüklükte depremlerin olması gayet normal ve beklenen bir bölgenin içerisinde. Mesela Türkiye’de kuzeyinden ve güneyinden iki tane ana fay hattı geçmekte bir tanesi KAF dediğimiz Kuzey Anadolu Fay hattı bir tanesi de DAF dediğimiz Doğu Anadolu Fay Hattı bunların ikisi de Bingöl Karlıova’da birleşmekte fakat Türkiye’deki depremlerin ve Bursa‘daki depremlerin olmasının sebebi de limon çekirdeğini şöyle avucunuzun içine alın, limon çekirdeğini sıktığınız zaman nasıl geriye doğru kaçıyorsa işte bakın aktif fay hatları haritasında da bir taraftan kuzey arap plakasının Türkiye anadolu levhasını sıkıştırması avrasya levhasının arasında anadolu levhasının kalması neticesinde her yıl bir buçuk ve 3 santimetre civarında anadolu levhasının güneybatıya doğru hareketi söz konusu” dedi.

Er, “Bu hareket batıya geldiğimiz zaman da Yunanistan’daki bulunan bu levhanın sıkıştırması neticesinde bu levha burdan böyle gelirken bu da buradan sıkıştırması neticesinde batı bölgesinde hem güneybatıya doğru bir hareket hem de bir açılma hareketinden bahsedebiliriz dolayısıyla burada da Ege bölgesi fay sistemleri oluşmakta. Dolayısıyla bizim Bursa bölgesi de hem güneybatıya hareketin hem açılmanın etkisinde kalıp iki tane hareketin etkisi altında kalmakta dolayısıyla zeminin özelliklerini dikkate aldığımız zaman Bursa önemli bir deprem kuşağı altındadır. Tarihsel depremler de zaten bize bunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Mesela 1855 depremini göz önüne alalım. 1855 depremi, Bursa’da aşağı yukarı bütün ilçelerinde hissedilmiş. Mudanya’da, Bursa merkezde, Mustafakemalpaşa’da, Karacabey’de hissedilmiş ve binin üzerinde insanımızın kaybı olmuş, ölmüş ve bakın o zamanki depremleri bir düşünün, binaları bir düşünün o zamanki binalar ikişer katlı ahşap binalardı. Ve yapılaşma genellikle Tophane civarındaydı yani Bursa’nın en sağlam zemini dediğimiz zemindeydi. Veya daha kötüsü Bursa’da alüvyon zemin dediğimiz Bursa Ovası’nda yapılaşma ya yok denecek kadardı ya da çok çok azdı. Bizim yaşımız yani aşağı yukarı da yetiyor. Garajın altında binaların olmadığı zamanları biz bile hatırlıyoruz. Veya eski garajin terminalin altında binalar yoktu. Şimdiye Bursa Ovası’nın tamamını neredeyse binalar kaplamış durumda. Bakın sağlam zeminde iki katlı binaların olduğu 1855 depremi Bursa’nın küçük kıyameti diye adlandırılıyor. Binlerce insan ölüyor, o zaman binalardan, çıkan yangından insanlar ölüyor. Mudanya’da ölüyor, Bursa merkezde ölüyor. Şöyle bir göz önüne alabilir miyiz? Bursa depremini, küçük kıyameti; Tophane’deki surlar etkileniyor. Ulu Cami’nin kubbesi etkileniyor, hatta bugün Tophane’de Orhangazi Hazretlerinin türbesine gittiğimiz zaman orada bir yazıt vardır. Der ki; bu bina 1855 depreminden etkilenmiştir, yıkılmıştır ve yeniden yapılmıştır. Bakın bir katlı sağlam yapılmış bina dahi 1855 depreminden etkileniyorsa Ulu Cami’nin minareleri, kubbeleri bu işten etkileniyorsa şimdi bu depremin olduğunu bir düşünün” şeklinde konuştu.

Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er, “Bu deprem eğer bugün olmuş olursa sağlam olmayan yedi sekiz katlı binalar hiç bilimsel amaçla yapılmamış. Bir de Bursa’nın yüzde 65’inin kaçak binalarda olduğunu bir düşünün ve bu yapılaşmanın çoğunun da ovada olduğunu düşünün dolayısıyla 1855 depremi, küçük kıyamet olarak adlandırılan bu deprem Bursa için çok büyük bir yıkım olur ifadelerini kullandı ve büyük depremin tekrarının oldukça yaklaştığını bildirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Peki, 1855 depremi Bursa’da oldu bir daha olma ihtimali var mı? Yapılan bir çok çalışmalarda istatistiki olarak 1855 depreminin 150 yıl ile 180 yıllık periyotlar halinde tekrarlanabilme ihtimali var. Bu bir hesaptır. 1855’in üzerine 150 yılı koyduğumuz zaman kaç yapar? Yanlış hesap yapmıyorsam 2005 yapar. Yani 1855 depreminin tekrar olma zamanı geldi. Yanlış diyelim, 2035 diyelim, 180 yıl diyelim o zaman da 2035, 2035’e kaç yıl var? 15, 20 yıl yani Bursa’yı bekleyen 1855 depreminin tekrarı oldu olacak! Bizim yarın olacakmış gibi hazırlanmamız lazım, bundan kaçış yok. Depremin büyüklüğünü biliyor muyuz? Biliyoruz. Yani 7 civarında 7’nin biraz üzerinde büyüklükteki bir deprem olacak. Büyüklük belli, nerede olacak? Bursa’nın merkezinden geçen fay hattı üzerinde olacak. Ne zaman olacak? İşte periyodunu da aldığımız zaman hemen olacak. Dolayısıyla Bursa’yı bekleyen büyük bir depremin olması için zaman ya dolmuştur ya da eli kulağındadır. Dolayısıyla Bursa buna hazırlanmalı!”

Kaynak: BURSADA BUGÜN

Lütfen Paylaşın ve Beğenin