CHP’Lİ KAYIŞOĞLU:MİLLETİMİZİN İÇ TÜZÜK TALEBİ YOK

CHP BURSA MİLLETVEKİLİ NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU: MİLLETİMİZİN İÇ TÜZÜK TALEBİ YOK. BUGÜNE KADAR TEK BİR KİŞİDEN ‘MİLLETVEKİLLERİ ÇOK KONUŞUYOR, NİYE BU İÇ TÜZÜĞÜ DEĞİŞTİRMİYORUZ’ DİYENİ DUYMADIM.


İÇ TÜZÜKLE MECLİS’İN HIZLI ÇALIŞTIRILMASININ AMAÇLANDIĞI SÖYLENİYOR. MECLİS’İN HIZLI ÇALIŞMASI DEĞİL, VERİMLİ ÇALIŞMASI ÖNEMLİ. KANUN ÇIKARIYORLAR, ÇIKARDIKLARI KANUN YETERİNCE TARTIŞILMADIĞI İÇİN ÇIKTIĞI GÜNÜN ERTESİ DEĞİŞTİRİLMEK ZORUNDA KALIYOR. BUNA NEDEN OLAN İÇ TÜZÜK MÜ, YOKSA YANGINDAN MAL KAÇIRMA ANLAYIŞI MI?

 MİLLETİMİZİN GERÇEK GÜNDEMİNDE TAŞERONA KADRO SÖZÜ VAR, YOĞUN BAKIMLAR VAR, EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR VAR, ENGELLİ ATAMALARI VAR AMA İÇ TÜZÜK YOK. ÇÜNKÜ BU HALKIN DEĞİL, SARAY’IN GÜNDEMİ

 CHP Bursa Milletvekili, Anayasa Komisyonu Üyesi Nurhayat Altaca Kayışoğlu, İç Tüzük değişikliğinin Türkiye’nin gerçek gündemi olmadığını söyledi.
İç Tüzük görüşmeleriyle ilgili konuşan Altaca Kayışoğlu, “Milletimizin iç tüzük talebi yok. Seçildiğim günden bu yana seçim bölgemde sürekli halkımızın içindeyim.
Bugüne kadar tek bir kişiden ‘milletvekilleri çok konuşuyor, niye bu iç tüzüğü değiştirmiyoruz’ diyeni duymadım.
Ama burada iç tüzük peşinde koşup, muhalefetin susturulması için çaba gösterip, halkın taleplerinin dile getirilmesini engellemek isteyenlerin pek de duymak istemedikleri sorunları aktarıyor milletimiz.
Ne diyorlar?
‘Vekilim, taşerona kadro sözü verildi, ne zaman olacak?
Vekilim, emeklilikte yaşa takılanların sorununu dile getirir misiniz?
Engelli atamaları yetersiz’ diyorlar.
Binlerce iş talebi geliyor.
Hastanelerle ilgili sorunlar geliyor.
Yoğum bakım sıkıntısı nedeniyle şehir şehir dolaşmakta kalan hastaların yakınlarının feryatları geliyor.
Bu ve buna benzer birçok sorun hakkında halkımız talep iletiyor ama daha bugüne kadar  ‘Niye bu İç Tüzük’ü değiştirmiyorsunuz? Çok konuşuyorsunuz’ gibi bir şey duymadım” açıklamasında bulundu.
“Aslında bu Meclis’te iki gündem var” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Anayasa Komisyonu Üyesi, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, devamında şunları söyledi:
“Birisi halkın gündemi ki onu bizler araştırma önergeleriyle Meclis’e taşıyıp gündem oluşturuyor.

Diğeri de Saray’ın gündemi. Geçen yıl 15 Temmuzdan önce dönemin Cumhurbaşkanı, bugün AKP Genel Başkanı şöyle bir beyanda bulundu, dedi ki: ‘Meclis’te kanunlar  geç  görüşülmeye  başlanıyor.  
Asıl  gündeme  geçemiyor,  çok oyalanıyor. İç Tüzük değiştirilsin.’ Onun üzerine iktidar partisinden arkadaşlar bunu dile getirmeye başladılar. Sonrasında 15 Temmuz olunca askıya alındı. Erdoğan’ın grup toplantısında verdiği bir talimat üzerine tekrar gündeme geldi.Yine dedi ki: ‘İç Tüzük’ü değiştirmeden Meclisi kapatmayın.’ Onun üstüne apar topar böyle bir şey geldi. Ne yapılmaya çalışıldığını anlamaya çalıştım. Anayasa’ya aykırı, hem de her anlamda aykırı. İfade özgürlüğüne aykırı, uluslararası sözleşmelere aykırı, demokratik devlet ilkesine açık bir şekilde aykırı, yasama sorumsuzluğuna aykırı. Amaç ne diye bakıyoruz. Birincisi, getirdiği hükümler muhalefetin sesini kısıyor ya da işte Sayın Bülent Tezcan’ın deyimiyle Meclisin sesini kısıyor. Hızlılık ve verimlilik gibi bir amacı yok bunun. Avukatlıktan, uygulamadan geliyoruz. Ben meslek yaşamımda çok karşılaştım, her birimiz karşılaştık. Bir yasa değişiyor Mecliste, o daha yürürlüğe girmeden tekrar değişiyor. Tam onu uygulayacağız derken yeni bir yasa çıkıyor. Neden? Yani bu İç Tüzük mü buna sebep veriyor? Değil. Tam tersine, bunun değiştirilmesi veya bu İç Tüzük’ün bu hâliyle böyle olması değil buna sebebiyet veren.”İç Tüzük değişikliğinin birçok yönüyle aykırılıklar oluşturduğunu dile getiren Altaca Kayışoğlu, AKP iktidarının 19 Aralık 2005’te çıkardığı mevzuat değişikliğiyle ilgili yönetmeliğin neden uygulanmadığını da merak ettiğini dile getirip şu değerlendirmeyi yaptı:
“O yönetmeliğe bugüne kadar uyulmadı. Eğer buna uyulsaydı, örneğin üst normlara uygunluk, yargı kararlarının göz önünde bulundurulması, mevzuatın tamamının taranarak ona göre bu düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi gibi ilkeler öne çıkarılsa, daha verimli düzenleyici işlemler çıkarılabilir buradan. Veya ilgili STK’lara, kurumlara sorulması hâlinde etkin yasalar çıkarılabilir. Kanunlar daha yürürlüğe girmeden 4-5 kere değiştirilmek zorunda kalınmazdı. İç Tüzük mü bu kanunların yapboza dönüştürülmesine neden yoksa alel acele çıkarılmak istenmeleri mi? Bu İç Tüzük değişikliğiyle maalesef demokrasinin son kırıntıları da ortadan kaldırılıyor ve özellikle grup önerilerindeki söz hakkının kısıtlanmasıyla da halkın gündemi tamamen silinmek isteniyor. Bütün ülkeye sadece bir kişinin gündemi hâkim olsun isteniyor. İfade özgürlüğü kısıtlanıyor.”

 

 

 

Lütfen Paylaşın ve Beğenin
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
E-bulten