ŞÜKRAN YEMİŞÇİOĞLU VE KARACABEY MİNİBÜSLERİ

GAZETECİNİN GÜNLÜĞÜ”

ŞÜKRAN YEMİŞÇİOĞLU VE KARACABEY MİNİBÜSLERİ

Bursa’nın ilk ve tek kadın belediye başkanını Karacabey halkı seçmiştir. Seçiliş öyküsü zamanın en güçlü ve adayının seçilmesi kesin olan  Adalet Partisi’nin evrak eksikliği yüzünden seçimlere katılamaması nedeniyle meydana gelmiş ise de ilk bayan belediye başkanını seçmek onuru değerli  ve sayın Karacabey halkınındır. Bağımsız olarak seçilen Bayan Yemişçioğlu’nun yasal görev süresini tamamlayamadan  başkanlıktan düşürülmesi ise ayrı bir öyküdür. Şükran Yemişçioğlu’nun görev yaptığı 1973-1976 yılları, bizim de meslekte en atak olduğumuz dönemlere rastlar. Kendisine “Abla” derdim. O da bana “Kardeşim” diye hitap ederdi. Bayan olması yüzünden yaptığı her hareket, söylediği her söz, gazetelerin 1.sayfasında manşetten  haber olurdu. Bir defasında,”Eskiden bir simit alıp, yiyerek dolaştığım Bursa sokaklarında artık simit bile yiyemiyorum. Çünkü artık sayende herkes  beni tanıyor” diyerek  tatlı  sert bir sitemde bile bulunduğu olmuştu.

Esentepe’de konut sahibi olan  vatandaşların tek tek evlerine taşınmaya başladığı dönemlerdi. Bir Pazar günü, Şükran Abla ile randevulaşıp, Esentepe’deki evine yeni taşınan vatandaşlarımıza “Güle güle oturun” ziyaretine gitmeye karar verdik. CHP’li meclis üyelerince makam arabası elinden alındığı ve kullanmasına izin verilmediğinden etrafı bomboş olan, adeta in-cin top oynuyor denilen yolda elleri  çikolata paketleri dolu olduğu halde yaya olarak birlikte yürürken fotoğraf çekmek istediğimizde güneş ışığının ters yönden geldiğini fark ederek  yüzünü güneşe dönmesini isteyince anında yerine getirişini hiç unutamam. Yokuş olan yolu çıkarken hafiften de yorulmuş izlenimi veriyordu derin derin soluklanması. O anda aklımızda bir fikir çaktı ve anlatmaya başladık. Belediye’nin Karacabey’de artık şehir içi yolcu taşımacılığı yapmasının zamanı gelmişti. Önerimizi  “Çok iyi bir fikir” diyerek karşıladı. Biz de konuyu gazetelerimiz aracılığı ile kamuoyuna duyurunca iş ciddileşti. Ve birkaç gün içerisinde Karacabey’de Canbolu-İmaret  ve Esentepe Mahalleleri arasında minibüsle yolcu taşınması başlamış oldu. Bu arada “Top Bayırı” olarak adlandırılan  ve  yeni kurulan mahallenin adı da Esentepe olarak tescil edilmişti.

Tümü, CHP’li olan Belediye Meclis üyelerinin Çalışma Raporu’nu onaylamaması üzerine İçişleri Bakanlığı’nca görevden alınan Şükran Yemişoğlu’nun, çaresizce başkanlık koltuğunu terk edişine tanık olmak aklıma geldikçe içimde bir yerleri kanatır. Tekrar seçim, ardından gelen 12 Eylül 1980 darbesi… Zaman geriye dönüp bakınca ne kadar çabuk geçiyor. Şükran Abla da ev işleriyle ve çoğunlukla da engelli kızı ile meşgul. Su gibi akıp geçen zaman içerisinde şehir içi yolcu taşımacılığı daha da gelişmiş, minibüslerin sayısı  hayli çoğalmıştı. 

Bir gün Şükran Abla’nın rahatsızlandığını duydum. Derdine derman aramak için gitmediği, görüşmediği doktor kalmamıştı. O’nu elinde doktor raporları, tahliller ve röntgen filmleri olduğu halde Cumhuriyet Alanı yakınlarında gördüm. Aramızda bir hayli mesafe vardı. Hastalığının iyice ilerlediği belliydi. Yorgun ve bitkindi. O anda tam yakınından geçen ve şehir içi yolcu taşıyan minibüsün şoförüne hem eliyle işaret etti, hem de uzaktan duyamadığım bir şey söyledi. Belli ki, minibüse binmek istiyordu. Ama minibüs şoförü durmadı. Bastı gaza! Şükran Ablam ise yorgun ve hasta bedeniyle öylece kalakaldı! O’nun da yüreğinin taaa derinliklerinde bir şeylerin kopup kanadığından eminim!

Karacabey’de şehir içi yolcu taşımacılığının başlamasına neden olan, Bursa’nın ilk ve tek bayan belediye başkanı  belki de ömründe ilk kez binmek istediği minibüse alınmamıştı! Bu ayıbı işleyen sanki benmişim gibi aklıma geldikçe insanlığımdan utanırım!

Lütfen Paylaşın ve Beğenin