KARAYALÇIN: “HALK TİPİ ÖRGÜTLENMEYE GEÇİLMELİ”

Siyasi kariyerinde Genel Başkanlık, Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunan deneyimli siyasetçi Murat Karayalçın, CHP Bursa İl Başkanlığı’nın düzenlediği ‘Salı söyleşileri’ etkinlikleri kapsamında örgütle bir araya geldi. Örgütlenme için yeni model önerisini partililere anlatan Karayalçın, CHP’nin halk tipi örgütlenmeye geçmesi gerektiğini söyledi. Karayalçın iki günlük programı kapsamında ilçe örgütlerine de bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.

Deneyimli siyasetçi Murat Karayalçın, CHP Bursa İl Başkanlığı toplantı odasında yapılan ‘Salı söyleşileri’ etkinliği kapsamında yaptığı konuşmada, örgütlenme için yeni model önerisini anlattı. Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, Osmangazi İlçe Başkanı İsmet Karaca, Eski Milletvekilleri ve çok sayıda partilinin katılımıyla gerçekleşen söyleşide Cumhuriyet Halk Partisi’nin hiyerarşik devlet tipi örgütlenmeyi bırakıp, halk tipi örgütlenmeye geçmesi gerektiğini ifade eden Karayalçın; “17 Ocak tarihinde yapmış olduğumuz 35. Olağan Kurultayı’nda Divan başkanı kimliğimle bu düşüncelerimi bir siyasi hipotez, iddia şeklinde seslendirmiştim. Benim iddiam ve düşüncem, bu partide hem Genel Başkanlık hem de İl Başkanlığı yapmış biri olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin idari dağılıma göre dikine hiyerarşik devlet tipi örgütlenmeyi bırakıp, toplum kesimlerine göre yatay, halk tipi örgütlenmeye geçmesi şeklindedir. Daha doğrusu Cumhuriyet halk Partisi’nin başarılı olabilmesi için seçimlerden önce yurttaşlara, seçmenlere ‘evet CHP iktidara gelebilir’ izlenimini verebilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapısını değiştirmesi gerekmektedir. Bu örgütlenme yapısıyla elde edebileceklerimizin sınırına gelmiş olduğumuz kanısındayım. Bu örgütlenme yapısı bizi buraya kadar getirdi. Yüzde 20-25’lerdeyiz. Tabii değişiklikler olabilir, bir başka yönetim gelebilir, 26-27 olabilir ya da 23-24 olabilir ama bu rakamlarda kalırız. Biraz deterministik olarak konuştuğumun farkındayım ama geriye döndüğümüzde ve oy oranlarını değerlendirdiğimizde yönetim farklılıklarına göre bu istatistiki bilgileri ortaya koyduğumuzda böyle bir sonuca varıyorum. O nedenle CHP’nin bir defa yüzde 30’ların üzerine çıkması gerekiyor, yüzde 30’ların üzerine çıktığı zaman insanlara ‘bu parti bir sonraki seçimde iktidara gelecektir’ dedirtmesi gerekiyor. Bu izlenimin verilebilmesi için de CHP’nin devlet tipi örgütlenme diye adlandırdığım, mevcut örgütlenme modelini terk edip, halk tipi diye adlandırdığım, toplum kesimlerine göre yapılanan bir modele geçmesi gerekiyor. Özetle iddiam bu ve böyle bir değişiklik olmalı” dedi.

İSTANBUL’DA ATÖLYE ÇALIŞMASI YAPTIK

“Bu bir bütün olarak değerlendirilmelidir” açıklamasında bulunan Murat Karayalçın; “Yalnızca taşra örgütünü kastetmiyorum. Genel Merkezi de bu değerlendirmenin içine katıyorum. Yani CHP’nin merkez örgütlenmesi de değiştirilmelidir. O da yeni bir yapıya oturtulmalıdır. Partinin yanlış yönetimi, partinin yönetimi ile ilgili eleştirilerimiz, her şeyden önce yapının yanlışlığından kaynaklanmaktadır. Hani bu düğmenin birinci iliğinin yanlış iliklenmesine benziyor. Geri kalanı da geliyor zaten. Bugün üç ilçemizde partililerimizle birlikteydim, bunlardan birisinde bir arkadaşımız ‘niye hep taşra örgütlerinin değiştirilmesinden söz ediliyor, niye genel merkezin yapısal değişikliği hiç dile getirilmiyor? diye eleştiride bulunmuştu. Aslında bunu da dikkate alarak söylüyorum önerim sadece taşra örgütündeki değişiklikler değildir, merkez örgütlenmesinin de değiştirilmesi gerekmektedir. Sayın Genel Başkanımız, 2014 Ekiminde yaptığımız birkaç görüşmede bana İstanbul İl Başkanlığı görevini vermek istediğini söyledi. Konuşmamız, seçimin sonuna kadardı. Dolayısıyla benim İstanbul İl Başkanlığı görevim de 7 Haziran’dan sonra uygun bir zamanda bitmesi gerekiyordu. Ama 2015’te 2 seçim yaşadık ve Haziran’da görevi bırakamadım, Kasım’a kadar görevimi sürdürdüm. Edindiğim izlenimden hareketle, İstanbul İl Kongresine bir taşra örgütü için yeniden bir örgütlenme modelini bir atölye çalışması yaparak sunmamın uygun olacağını düşündüm” dedi.

 20 BİN GÖNÜLLÜ 303 BİN ARTIŞ SAĞLADI

İstanbul’da göreve başladıktan sonra 20 bin gönüllünün çalışmasının 303 bin kişilik bir artışı sağladığını bu durumun da kendisini yeni bir proje üretmeye götürdüğünü söyleyen Karayalçın; “İstanbul’da göreve başladım, bana brifing verildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul’da 320 bin üyesinin olduğu, bunun 80 bininin kadın, 30 bininin de genç olduğu dile getirildi. Ama 29 Mart 2015 tarihinde yaptığımız ön seçimlerde çok çarpıcı bir biçimde gördüm ki; ne 320 bin üyemiz ve ne 80 bin kadın var, ne 30 bin genç var. Hiçbirisi yok. Sonuçta 10 milyon seçmeni olan İstanbul’da aktif siyaset yapan topu topu bin kişi. Bin CHP’li İstanbul’u şekillendiriyor. Gerisi sen, ben, bizim oğlan denilen bir kesim. Biz bizeyiz, çok az sayıdayız. Bu siyaset değil, böyle siyaset yapılamaz. 20 bin kişi militanca iki seçime de katıldı. Çoğu kadın, geri kalanı benim gibi yaşlı erkekler. Ama gerçekten çok iyi çalıştılar, hele kadınlar olağanüstü çalıştılar. Oyumuzu o şekilde 303 bin artırdık. Bu müthiş bir şey. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye Geneli’nde oy artışı 500 bin, 303 binini o saçı başı beyazlaşmış kadınlar, erkekler, 20 bin militan artırdı. Ancak şunu da gördüm.10 milyon seçmeni olan bir kentte 20 bin kişi ne yapar? Biraz modüler düşündüm, bir 20 bin daha eklesek, devam etsek 100 bin olsak, ne güzel olur, ne büyük bir siyasi enerji üretiriz. Bunu düşünmeye başladım ve bu pratik CHP İstanbul’da nasıl örgütlenmeli? sorusuna götürdü” dedi.unnamed-2

 EMEKLİLERLE ARAMIZDA BİR BAĞ OLUŞTU

Parti adına çalışan kişi sayısını artırmak için bir atölye kurduklarını belirten Karayalçın; “Bunun için bir atölye kurduk, eski İstanbul milletvekilleri, siyasetçilerimizi davet ettik, gelen oldu, gelmeyen oldu. Sonuçta bir model ürettik. Ben 26-27 Aralık 2015 tarihlerinde İstanbul’da yapmış olduğumuz CHP Olağan İl Kongresinden sonra Ankara’ya döndüm. İki günlük İl Kongresi’nin birinci gününü bu konuya ayırdık. Üç siyesi proje hazırlamıştık. Biri kentsel dönüşüm. İstanbul için ölüm kalım meselesi. Bursa için de çok önemli olduğunu biliyorum. İstanbul’un bıçak sırtında olduğunu biliyorduk. İkincisi de CHP İstanbul’da nasıl örgütlenmeli? 26 Aralık günü bu model tartışıldı ve oy birliğiyle kabul edildi. Bütün il delegeleri bu tartışmaya katılmadı. İl delegelerinin büyük bir bölümü ikinci gün yapılacak seçim için salondaydı. Ona daha fazla ilgi gösterdi. Ama kaç kişi olursa olsun tüzüğümüze göre tartışmaya açıldı, müzakere edildi ve oybirliğiyle İstanbul İl delegeleri kendilerine sunulmuş olan taşra örgütlenme modelini kabul ettiler. Bu aslında Bursa için de Ankara için de Adana için de geçerlidir. Taşra diye adlandırabileceğimiz 81 il için de geçerlidir. Partililerimiz, bunu tartışmalıdır. Bunun ana çatısını anlatmak istiyorum. İstanbul’u toplumsal kesimler itibariyle dilimledik. 10 milyon seçmen, 16-17 milyon nüfus. Biraz bizim partinin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri için seslendirdiği projelerle de bağlantılı olarak bu dilimlemeyi yaptık. Örneğin, İstanbul’da 1,5 milyon dolayında emekli var. Yani CHP’nin 2 maaş ikramiye vaadini önemseyen, ciddiye alan, 1,5 milyon seçmen. Bu insanlar bunu o kadar önemsediler ki; Genel Merkez anımsayacaksınız, AKP’lilerin ‘bunun parasını nereden bulacaksınız?’ soruları sebebiyle vaatlerimizi noter tasdikli bastırmıştı. İnsanlar bunu o kadar önemsediler ki; bizim stantlarda noter tasdikli, bir de noter tasdiksiz broşürler vardı. İnsanlar genelde noter tasdikli olanını ceplerine koyuyorlardı. O nedenle emekli sayısı birden bire bizim parti için çok önem kazanmaya başladı. Birdenbire emeklilerle bir bağ kurduk. Yakınlık ve sevgi ilişkisi oldu. Asgari ücretli 1 milyon 400 bin kişi var. 1500 TL yapacağız ya asgari ücreti” ifadesini kullandı. Bizim bir de aile sigortamız var. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde bu üç projenin çok popüler olduğunu gördüm.” İfadesini kullandı.unnamed-1

 MECLİS TİPİ ÖRGÜTLENME İÇİNE GİRDİK

Murat Karayalçın sözlerine şöyle devam etti: “İstanbul’da çok sayıda toplum kesimi vardı. Bu toplum kesimleriyle CHP’nin meclis tipi diye adlandıracağımız bir örgütlenme içine girmesi gerektiği sonucuna vardık. Bu kişilere böyle bir öneri sunduk. Yani 1,5 milyon emekliyle CHP İstanbul İl Örgütü belli bir sayıda bir araya gelsin, onlardan belli sayıda temsilci belirlensin, CHP İl yönetimi de belli sayıda temsilci belirlesin. CHP İstanbul İl Örgütü Emekliler Meclisi olsun, başında da başkan değil sekreter olsun. Eşit sayıda partili ve o toplum kesiminin temsilcisi yılda 3 defa ya da 4 defa bu kesimle CHP yönetiminin bir araya gelmesini sağlasın. Peki ne yapacaklar? O toplantılarda dile getirilen talepleri, CHP’nin kongrelerine ve kurultaylarına taşıma vaadinde bulunmalıyız. Yani nutuk atıp gitmesin insanlar. Bir gündemle toplanılsın, dile getirilen öneriler saptansın, kayda geçirilsin, biz parti olarak emekliler meclisinin önerilerini il, ilçe kongrelerimizde, kurultaylarımızda ele alıp müzakere edelim. Bana göre bu müthiş bir şey. Partinin üyesi olmadan bu olacak. Ancak bir organik ilişki olacak. Birincisi meclis tipi örgütlenmeydi. Yeni isimlerle birlikte olabilmemiz için böyle bir ilişki sistemi olmalı. İkincisine geçecek olursak. CHP İstanbul’da proje alanlarında örgütlenmeli. Bir örnek vereyim: Kadıköy’de Fikirtepe diye bir yer var. Kıyamet kopuyor. 10 binlerce insan Kentsel dönüşüm sürecinde başlarına ne geleceğini bilmeden 6-7 yıldır sürünüyorlar. İstanbul Okmeydanı. Bir bölümü Beyoğlu AKP belediyesi, bir bölümü Şişli, bizim belediyemiz. Ve çok ciddi toplumsal sarsıntılara neden olabilecek o büyük proje alanı ilçelere bölünmüş. Ben projelere meraklı olan bir siyasetçi olarak söylüyorum, proje idari alanlara göre sınırlandırılamaz. Proje alanı bir bütündür. CHP İstanbul İl Örgütü Fikirtepe proje temsilciliği, CHP İstanbul İl Örgütü Okmeydanı proje temsilciliği gibi. Yer tutulacak, gençler orada görevlendirilecek, ‘size acaba nasıl yardımcı olabiliriz’ diyen inşaat mühendisleri, şehir plancıları, mimarlar orada hiç olmazsa haftanın birkaç günü bir araya gelecekler. Ve her gün gelip oraya gelip derdini anlatan kişilerin görüşlerini not edecekler. İlçe başkanımız, mahalle temsilcimiz arayacak. Bugün bizi aramışsınız diye. Yani sözün özü ilişki kurmamız gerekiyor ve bu ilişkiyi bir somut temel üzerine oturtmamız gerekiyor. Burada nutuk atmak yok, çok açık bir şekilde gereksinimlerinin yanıtlanması var.”

PARTİ ÜYESİNİN PERFORMANSI ÖLÇÜLEBİLİR

Üçüncüsünün sorun odakları olduğunu anlatan Karayalçın, siyasi parti üyesinin performansının ölçülebileceğini ve bunun için de dört tanım yaptıklarını anlattı. Karayalçın; “İstanbul’un sorun odaklarında CHP’nin örgütlenmesi gerekiyor. Birisi mekansal, birisi sınıfsal, üçüncüsü de sorunsal. Üç örgütlenme düzleminden söz ediyorum. Bununla bağlantılı olarak merkez örgütlenmesini de ilgilendirecek şekilde bir başka konuyu seslendirmek istiyorum. Şöyle bir öneri geliştirdik; Bir siyasi parti üyesinin performansı nasıl ölçülür? Hangi işleri yapan, hangi nitelikleri olan partili iyi bir partilidir. Dört tanım yaptık.1-Eğitim: Mutlaka eğitimden geçecek kaçarı yok. 2-Aidat: O hiç yapmadığımız şey. Aidiyetten geliyor esasında. 3-Parti il başkanının, ilçe başkanının, genel merkezin talimatlarının yerine getirilmesi. Genel Başkanın filanca yerde karşılanması, falanca yerde protesto eylemine katılınması. Ben bunu İstanbul’da çarpıcı bir şekilde yaşadım. Sanayi işçileri gibi AKP’liler, verilen talimatların yerine getirilip getirilmediğini imzayla tespit ediyorlar. Herhangi bir mitinge gidildiğinde imza atıyorlar. 4- Kıdem: Bencillik yapmıyorum, kıdem çok önemli. Biz şunu önerdik, bunun dördüne puan verelim. Bunların her birini ağırlıklı ortalama gibi o puanlamayla belirleyelim. CHP üyesi olan Murat Karayalçın’ın eğitimi nedir, aidatını ödemiş midir, talimatları yerine getirmiş midir, kıdemi nedir? Bir kartımız olsun. Benim partili olarak puanım olsun ve ne olduğum ortaya konulsun. Yani puan biriktireceğiz. CHP’de İl Başkanı, İlçe Başkanı olmak kolay olmamalı. Belediye Meclis üyesi adayı, milletvekili adayı, genel başkan adayı olabilmek için puan biriktirilmeli. Belirli puanları olanlar aday olabilmeli. Bunu yapmak zorundayız” ifadesini kullandı. Murat Karayalçın iki günlük Bursa programının ikinci günü olan 26 Ekim’de de Gemlik, Orhangazi, İznik ve Yenişehir İlçe örgütleriyle bir araya geldi. Örgüt buluşmalarında Türkiye gündemini de değerlendiren Karayalçın’a Gemlik İlçe örgütü doğum günü sürprizi yaptı. 73 yaşına giren deneyimli siyasetçi, yapılan sürprizden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Lütfen Paylaşın ve Beğenin
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
E-bulten