Milletimizin mayası Çanakkale de şahlanan ruhta gizli

 Yakın tarihimizdeki kahramanlık destanlarından en önemlisi Çanakkale Zaferidir. Bu büyük olay, adeta bugün meydana gelmiş gibi hafızalarımızda taze ve canlıdır. Bu zafer, milletimizin, iman ve azminin, metanet ve gücünün açık bir göstergesidir. Çanakkale Zaferi; ırkları, renkleri ve dilleri değişik çeşitli milletlerden oluşan; haçlı ordularının Müslüman milletimizi yok etmek amacıyla karadan, denizden ve havadan üzerimize saldırdığı bir iman-küfür mücadelesidir.
1915te, büyük devletler akıllarınca Boğazları geçecekler, Müslüman milletimizi tarih sahnesinden sileceklerdi. Hasta adam dedikleri Osmanlı İmparatorluğunu yok ederek, asırlardır süregelen haçlı zihniyetini dünyaya hâkim kılacaklardı. Ancak, askeri anlamda çok üstün saydıkları planları ve harp taktikleri, Çanakkale Boğazının sularına gömüldü. Böylece dünya durdukça silinemeyecek Çanakkale Geçilmez Destanı yazıldı.
Bu zafer, ‘Rabbimizin Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın.’ (Bakara,2/190) emrine uyarak bir düğüne gider gibi kurşunlara atılan kahraman askerimizin destanıdır. Bu zafer, Kuranı, vatanı, bayrağı, milleti, dini ve devleti için canını Allah yolunda feda eden, böylece Hakkın rızasına eren bir milletin şahlanışıdır. Bu zafer, anaların biricik evladını bağrına basıp; başına kurbanlık koyun gibi kınalar akıp cepheye gönderdiği bir savaştır. Bu zafer, cefakâr milletimizin, yiğit ve kahraman Mehmetçiklerin haysiyet ve imanının sembolüdür. Onlar siperden sipere koşarken, hayallerinde analarının helalliği, kulaklarında Yüce Rabbimizin kutlu sözleri vardı:
canakkale_zaferi1“’Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetme! Bilakis onlar hayatta olup, Rablerinin katında yaşarlar, rızıklanırlar. Allahın ihsan ettiği nimetlere kavuşmaktan dolayı sevinç içindedirler. Arkalarından henüz kendilerine katılmayan müstakbel şehit dindaşlarına da kendilerine hiçbir korku olmayacağına ve üzüntü hissetmeyeceklerine dair de müjde vermek isterler.’(Al-i İmran 169/170).
Onlara Allah yolunda ölümü bir bal şerbeti gibi sevdiren ise kulaklarında çınlayan o Kutlu Nebinin müjdeleyici sözleridir:
“’Nefsim kudret elinde olan Allaha yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi, sonra diriltilip yine öldürülmeyi ne kadar çok isterdim.’
“Ölürsem şehit, kalırsam gazi” inancı, milletimizin nice zorlukları aşmasında ana parola olmuştur. Bu ruhla, sayıca çok üstün durumdaki düşmanlara karşı pek çok parlak zaferler kazanmışlardır.
Bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyoruz.

Lütfen Paylaşın ve Beğenin